Friday, 18 February 2011

Gidilen en iyi ve en kötü konser

Gençler madem, bişey yazmıyonuz (o gendini biliyo, o var ya ooo) bari ortaklaşa bir şey yazalım. Bu fikri aslında NTV'den çaldım ama zaten klasik sorudur: Gittiğiniz en iyi ve en kötü konser hangisiydi?

En iyisi için tek bir konser bulup çıkarmak zor oldu benim için, sanırım daha bi klaymeks bi orgaazım konseri olsun daha tam yaşamadım, ama en kötüyü rahatlıkla söylerim: Edinburgh'da yaklaşık iki sene önce gitmiştim. Orta yaşlı gitar çalmayı bilmeyen bir amca, Royal Oak Pub denen aslında kaliteli Scottish-Irish folk sanatçılarını çıkaran bir mekan (ki gittiğim o türdeki en iyi dinletiye de bir sene öncesinde gene burda gittim). Hem de önceki konserin gazıyla bizim Ozanla Asu'yu da olaya alet ettim. Amca gitar çalmayı da bilmiyodu, sesi de kötüydü, sözleri de unutup duruyordu. Daha nasıl sıçılabilir bilemiyorum.

Sanırım en iyisi için Ankara'da ailecek dinlediğimiz 1997'de Hipodrom'da gerçekleşmiş (sözde son) Zülfü Livaneli konserini diyebilirim. Gayrı-resmi rakamlara göre yarım milyon kişi oradaydı. Eş-değer bir diğeri de rahmetlik Cem Karaca'nın kapalı bir mekanda, 2002 baharındaki Ankara konseriydi. Cem Karaca'nın çalıştığı gruplar arasında en vasat eşliği yapan Kurtalan'la birlikteydi. Barış Manço öleli daha bikaç yıl olmuş, sonrasında bi dönem Cem Karaca'ya eşlik etmişlerdi. Resmen biraz selebritik bir buluşmaydı. Cem Baba'nın müzmin varyetik tipi o sıralar aşağıdaki gibiydi. Tahmin ediyorum ki kendisinin klasik konserlerinden biriydi, ama benim için bir unutulmazdı. Kazım Koyuncu, Ahmet Kaya dahil, hiçbir efsanenin canlı konserini yakalayamamış bir müzik sever olarak canlı dinleyebildiğim nadır efsanelerimizden biriydi. Biraz da ondan özeldir benim için...

1 comment:

  1. gittiğim konserlerin büyük çoğunluğu odtü bahar şenliklerinde gittiklerim oldu diyebilirim.

    Yıllar önce boğaz içi gösteri sanatlarının konseri çok güzel geçmişti. Sonra bir şebnem ferah konseri vardı ki inanılmaz bir sahnesi vardı ablanın. Bir de farid farjad'ın bir konserine gitmiştim odtü kültür kongre merkezi'nde o da çok çok güzeldi.
    Sonra, sonra.... bülent ortaçgil'in nefes'te bir konseri vardı yıllar öncesinde.

    Ortaçgil dedikten sonra aklıma geldi. Adana'da lise öğrencisiyken gittiğim fikret kızılok konserini de unutmamalıyım. "bu kalp seni unutur mu" zamanlarındaydık :)

    sevmediğim bir konser hatırlamıyorum açıkçası. buna sebep katı ve baskın bir müzik zevkimin olmaması ve de çok fazla konsere gitmemiş olmam diyebilirim. yıllarca yatılı olmanın da etkisi vardır sanırım konserlere iştirak eksikliğimde.

    en çok gitmeyi istediğim ama gidemediğim konser neydi diyecek olursan eğer, geçen sene istanbul'a gelen Leonard Cohen konserine gitmeyi çok isterdim.

    kazım koyuncu'yu yine bahar şenliklerinde izleme şansım olmuştu. hastalığının ortaya çıkmasından hemen önceydi sanırım. 2001 ya 2002 yılıydı yanlış hatırlamıyorsam. güneş batmadan çıkan öncü gruplardandı. bütün stadı çoşturmuş herkes bir şekil horona durmuştu.

    bir de agıre jiyan konseri vardı 2001 de, çimlerin üzerinde gayet akustik ve de siyasi. sonrasında jandarma ile kavgaların yaşandığı.

    bundan sonra ilk gideceğim konser muhtemelen Erbil'de olacak. artık bir şiwan perwer mi olur, ciwan haco mu olur bilemiyorum.

    bu arada konser geçmişimi de vermiş oldum.. şaka maka bahar şenlikleri olmasaymış konser de görmeyecekmişiz. o zaman yaşasın odtü bahar şenlikleri.. (eski tadları da yok gerçi ya..)

    ReplyDelete