Tuesday, 26 April 2011

Bir Kardeş Türküler konserinin daha ardından

Gitmekten sıkılmaya başladığımız klasik konserlerimiz var, ve bunlar gayet kaliteliler. Tek problemleri bol tekrarlı olmaları. Erkan-İsmail konserleri, Kardeş Türküler, Ankara'dakiler için Bengi konserleri en bilindiklerden. İlki hariç diğerleri zaman zaman işin içine temalar da katıyor.

Bu seferki de temalı sayılabilecek bir KT albüm tanıtım konseriydi. Bir halkevleri organizasyonu klasiği olarak 45 dakika geç başladı. En ders alınması gereken şey ise 5,000 (yazıyla beş bin) kişilik bilet bastıkları konserde koltuk numarası "zahmet"ine girilmemesiydi. Geç başlayan konserin üstüne bir de koltuk kapma izdihamında umarm canı yanan, yaralanan olmamıştır zira bi ara kapıdaki darboğazdan çığlıklar geliyordu. İlk bölüm 1.5 kadar saat sürüp yeni albümdeki parçalardan ibaretti, ikinci bölüm ise eski parçaların bir karmasından oluşuyordu. Klasik KT konserlerinden öte diyebilirim ki: İyi ki varsın Arto.


KT'nin tarzının fazlasıyla oturmuş olmasından muzdarip aranjmansal olarak bir değişim hedeflendiğini etrafta bir takım röportajlarında belirtmişlerdi. Arto da KT'nin dünya pazarına açılması için bunun iyi bi başlangıç olması yönünde çalıştığını ve dilediğini söylemişti.

Aşağıda, Açık Radyo Şenliğinde Fehmiye ve Feryal'in sunduğu 40 dakikalık bir program var. Bir ay önce yayınlanmış olmasına rağmen tamamen yeni çıkan albüme ayrılmış bir söyleşi. Albümü dinlemekten daha öte bir etki yaratıyor. Konserin tamamlayıcısı gibi olmuş, tavsiye ederim. Açıklamalar, parçalar hakkında yorumlar, albümün çıkış sürecine dair konuşmalar çok güzel. Fehmiye'nin geçen sene Gayda adında programı varmış Açık Radyo'da, Feryal'in de bi süre kendi programı vardı. Çok profesyonel bir program sunmuşlar, dinlemesi keyifli.


Konsere ait, ama söyleşide bulunamayacak şeylerden bahsedeyim.
  • Roman bir kız çocuğunun ninesiyle Sulukule'de hayata tutunmasını anlatan Nazar parçasının girişindeki "Nane Şeker" gazeli sırasında elinde sepetlerle Fehmiye, Vedat ve Feryal seyircilerin üzerine şeker serptiler. Çok 'şeker' de bir andı. Yanımızdaki bir çocuk "keşke bi daha dağıtsalar" dedi annesine, parça bitmek üzereyken.
  • BGST dansçıları, daha ziyade genç kadro ile, oradalardı ve çok başarılıydılar. Gene klasik 9/8 roman dansları, semah-zikir ve halayların yanında yeni YoYo parçasının dansını beğendim. Filistinli çocukları anlatan parçada babasının getirdiği gece parlayan YoYo ile oynayan çocukların dansı vardı başta, sonrasında o YoYolar zulme ve işgale karşı atılan taşlara dönüştü.
  • Arto alttaki şişe şovuna başladıktan sonra sahnenin merdivenine sotelenmiş iki tatlı kızı gördü. Onlara yaklaşırken bunlar farketti, tavşan yavruları gibi kaçışıverdiler. Arto da takibe başladı, sonra fareli köyün kavalcısı gibi şişeyi çalarak yürümeye başladı ve tüm çocuklar arkasına takıldı. Hepsini usul usul sahneye çıkardı böyle peşinde yürüterek. Çocuklar hepimize el sallayıp sahneden indiler. Sevimli ve spontan bir sahneydi.
  • Son olarak Arto'nun sade ve çocuksu konuşmalarındaki gibi bu sefer "insanı sev, doğayı koru, kuzuyu öp" tadında doğaçlaması vardı ki bence çok orijinal ve kendini dinleten bir tarzdı.
İşte böyle, güzel bir konserdi özetle. Özlemişim.

Sunday, 24 April 2011

Adıyaman, hâli yaman

Adıyaman'la ilgili bildiklerimizi, anılarımızı tazelemenin daim bir fırsatı oluyor. Hiç bir şey değil, sadece yeniden gitme hissi uyandırıyor...

Kommagene Uygarlığı yeniden canlanır mı?

JALE ÖZGENTÜRK

24/04/2011

40 bin yıllık tarihe sahip Adıyaman, turizm hamlesi başlatıyor. Hedef, 40 bine kadar düşen turist sayısını 1.5 milyona çıkarmak.


40 bin yıllık bir tarihin üzerine kurulmuş. Envanteri çıkarılmış 80 arkeolojik esere, 15 doğal sit alanına, Perre Antik Kenti, Nemrut gibi büyük değerlere sahip. Türkiye’de çıkarılan petrolün yüzde 60’ına tekabül eden 11 milyon varil petrol buradan geliyor. Ancak gelişmişlik endeksine göre Türkiye’nin 81 ili içinde ancak 78’inci sırada yer alıyor. İşsizlik oranı da yüzde 12.8 ile ortalamanın üzerinde... İş yok, yatırım yok, sanayi yok. Memurlar kentin en zenginleri sayılıyor. 225 metrekare evin kirası ise 450TL.
Kommagene Krallığı toprakları üzerinde yoksulluğu bu kadar derin yaşayan kent; Adıyaman. Komşuları Diyarbakır, Gaziantep, Şanlıurfa, Malatya ile karşılaştırılamayacak kadar geri kalmış.
Tek şansı olan turizmde ise hem bölgenin güvenlik sorunları hem de yatırımsızlık yüzünden başarılı olamamış. Bölgeye 1990’lı yıllarda 300 bin turist gelirken, bu sayı bugün 40 bini zor buluyor.
200 bin nüfuslu Adıyaman’da ekonomik kriz esnafı teğet geçmemiş, esnaf dükkân kirasını dahi ödeyemez hale gelmiş. Bu kısır- döngüden kurtulmak isteyen Adıyaman’da Belediye Başkanı Necip Büyükaslan, ‘ciddi bir turizm hamlesi’ başlatmak üzere hafta sonu turizm sektörünün temsilcilerini ve gazetecileri Adıyaman’a davet etti.

‘18 bin destinasyon var, fark önemli’
Başkan’ın 2020 yılı için Adıyaman’a çekmeyi hedeflediği turist sayısı 1.5 milyon. Ancak henüz bu hedeflere ulaşmanın yol haritası yok. Yıllardır Malatya ile Nemrut kavgası yapılan kentte bir turizm ruhu yok. Panellerde nasıl bir yol izlenmesi tartışıldı. Dünyanın en önemli seyahat zincirleri Thomas Cook ve TUI’nin temsilcileri önerilerini sıraladı. TUI temsilcisi Hüseyin Baraner’in “Dünyada 18 bin destinasyon turiste ‘Ben farklıyım bana gel’ diyor. Adıyaman’ın farklılığı ne olacak? Çok ciddi bir stratejik plan lazım” sözleri, bu konuda adım atmak isteyen tüm kentler için önemli.
Baraner, turistin artık yatak değil otantik yaşamlar peşinde olduğunu söylüyor ve “İhtiyaçlar iyi tespit edilmeli. Artık beş yıldızlı değil butik oteller önemli. 15 euro yerine Kapadokya modeliyle 300 dolarlık oda satmak mümkün” diyor. Baraner’in örnek verdiği Nemrut Dağı’nın altındaki Euphfırat Oteli ise bunun canlı kanıtı. Nemrut’un eteğindeki bu tek otel yenileniyor. 52 odalı otelde oda fiyatları bugün 52 euro iken, yenilenen odalar 100 euro olacak.
Adıyaman’da iki günde Nemrut’tan Cendere Köprüsü’ne, Arsemia’dan Karakuş Tümülüsü’ne kadar mutheşem bir tarih ve doğaya tanık olduk. Bu büyük potansiyelin kullanılamamasına hayıflandık, üzüldük.
Yoksulluk ve işsizlikle boğuşan bölge, bir elmasın üzerinde oturuyor ama hiçbir adım atılmıyor. Tek çözüm var bölgede kalıcı bir barış...


Anemon otel yapacak
Ege Bölgesi’nden doğan otel zincirlerinden Anemon Otel’in temsilcisi Eşref Dinçer de panel için Adıyaman’daydı. 15 otele sahip zincirin Anadolu’da yatırımlara başladığını anlattı. 2023’te 50 otele ulaşma hedefinde olan Anemon, Nemrut turizmi için 60 odalı bir otel yatırımına karar vermiş. Ancak Adıyamanlılara kötü bir haber var:Yatırım Malatya tarafına yapılacak.

Otobüs fiyatı uçağı geçti
Seyahat acentesi sahipleri doğu turlarının son yıllardaki en büyük engelini artan mazot fiyatları olarak belirtiyor. Bölgede otobüs ücretlerinin uçak fiyatlarını geçtiğini söyleyen turizmciler, “Ulaşım maliyetlerini izah edemiyoruz. Turizme destek verilecekse bu konuda verilmeli. Gemilere mazot desteği veriliyor” diyor.

Friday, 8 April 2011

Yaklaşım farkı


Dün Edinburgh Kalesinin kaya oturtulmuş eteğinin çevresinde dağcılar vardı. Ben tırmanış alıştırması sanmıştım. Meğersem en aşağıya dev plakalar sermişler, milletin başına taşlar yağmasın diye yerinden oynamaya meyilli kaya pinçiklerini döküyorlarmış.

Bugünse aşağıdaki video'ya denk geldim. Gözlüklü amcayı hatırladınız mı? Bize kahvaltı vermişti hani. Peynirleri güzeldi allah için. Fakat, "Kilise falan olsaydı çoktan yapmışlardı. Müslüman kalesi olduğu için yapmıyorlar." şeklinde gerizekalıca yorumlar yapıyor.

http://video.ntvmsnbc.com/tarihi-kale-yikiliyor.html