Saturday, 7 January 2012

Ne mi düşünüyorum ?

Bazen geriliyorum. sürekli ne düşündüğümü soruyorsun. "Sana ne" diyeceğim ayıp olacak. millet üstüne alınacak.. Bir cevap veremiyorum ya sana facekardeş.. cuma cuma memleket hallerini düşündüm durdum. aşağıda da yazdıklarım. muhtemeldir ki bir yerlerinde suç !? işlemiş olma ihtimalim de var ya.... neyse... artık o da bir türlü inanamadığımız kaderimiz olsun...

Enteresan işler oluyor memlekette. Cumhuriyet tarihi boyunca siyasete karışmayı düstur edinmiş askeri vesayet rejimi ilk kez yaptıklarından sebep yargılanabiliyor. Demokratik bir ülke için olmazsa olmaz bir gelişme aslında. Bu hamleyi yıllarca sol siyasetin yapmasını uman romantik bir solcu olarak, bir ton yanlışı, antidemokratik uygulamayı bünyesinde bulunduran kendine çıkarcı pozlu bir parti iktidarda iken birilerinin yapılıyor olmasını ise tam olarak sindiremiyorum.
Fakat işin asıl rahatsız edici boyutu, toplumun kimi kesimlerinin bu yargılamalara bakış açısı. Kendilerini solcu, atatürkçü ya da kemalist olarak sınıflandıran (sıfatların çok önemi yok) kimi insanlar bu askeri yargılamalara şiddetle karşı çıkıyor. Ben bu karşı çıkışı samimiyetsizlik olarak görüyorum facekardeş. Çünkü hayatlarında ilk defa düşünce suçu ile tanışan bu kalabalık sadece ama sadece kendine hukuk arıyor... Bu ülkede milyonlarca insan haksız yere düşünce suçundan dolayı yargılandı ve hatta yargısız infaz edildi.. (türlü din, ırk ve ideolojiden). Halen de 4000 e yakın bdpli kck davasından yargılanıyor mesela şu an. Fakat ne hikmetse "hukuk" ve "tarafsız yargı" dedikleri bu noktada devreye girmiyor. Geçmişte de girmedi. Hepsi terörist zaten bu insanların. Onlara oy veren 3 milyon insanı da yakında terörist olarak sınıflandırırlar. Üstelik bu sınıflandırmayı Ak parti ile de el ele verip yaparlar.. Peki "hukuk"'ları ne zaman devreye giriyor? kendileri gibi düşünen gazeteciler ve askeri memurlar yargılanınca !. Çok değil azıcık vicdan yeterli olur aslında anlamak için ikiyüzlülüğü.. İpinin ucu gerçekten kaçmış ergenekon'u adaletsiz bulurken, senin gibi düşünmeyen gazetecilerin ve siyasi parti temsilcilerinin yargılanmasına laf edemiyorsan eğer, hukuktan bahsettiğinde komik duruma düşersin. O güzel sözlerle bezenmiş demagojik siyasi laflarınla ancak (burda af diliyorum yaşı tutmayanlardan) taşşak geçerim facekadeş ne düşündüğümü sorduğunda..
Haksız yere kimsenin yargılanmaması elbette tek evrensel hukuk doğrusu olmalı. Ama Türkiye'nin hep istisnaları vardır. jeopolitik konumumuz çoook önemlidir ve bütün dünya türklere düşmandır. amerika'nın ve israili'in oyunlarıdır başımıza gelen herşeyin sorumlusu. Yıllardır tek bildikleri aynı nakaratları tekrarlamak.. aynaya bakmazlar hiç. biz nerde yanlış yaptık diye sormazlar. afedersin ama şeyleri yemez facekardeş.. Düşünce özgürlüğü ise herkese ve her ideolojiye aynı mesafede olmalı. Baş örtülü birinin üniversiteye gidememesini eleştiren kişi, sosyalist bir öğrencinin yök tarafından okuldan atılmasını da eleştirebilmeli. Ama bizde işler böyle yürümüyor bilesin..

Asker ise sadece işini yapsın artık. Siyasete, topluma bulaşmasın. Daha geçen gün genel kurmay başkanının kürtçe eğitime karşı olduğunu söylediği bir röportaj okudum milliyet'te. Ki kendisi ne toplum bilimcidir ne de eğitim bilimleri uzmanı. Bıraksa bu işleri de sivil vatandaşlarına bomba atılmaması için çalışsa çok daha doğru olur sanki. Asıl o zaman bu toplumun kendisine biçtiği görevi layıkıyla yerine getirmiş olur. Hiçbir üretim yapmadan, milletin vergisiyle ayrıcalıklarla yaşamasını bu şekilde bile hak edebilir mi bilemiyorum ama.. milletvekili maaşlarını eleştirenler, senin aracılığınla paylaşanlar, birgün olsun askerin yaşam standartlarının topluma nazaran adaletli olduğunu eleştirebilmişler midir acaba bunu da bilemiyorum ama bu ayrı bir ne düşünüyorsun sorusu cevabı olsun.. Konuya dönersem tekrar, Sosyologlar ve eğitimciler konuşmalı insanların hangi dilde, nerede ve nasıl konuşacaklarını. kesinlikle askerler değil.. aslında sen de suç işliyorsun facekardeş kürtçe arayüz yaparak haberin olsun.. çünkü böyle bir dilin olmadığını söyleyen mahkemelerin dünyasında da kullanılıyorsun. birgün başına iş açabilirsin haberin olsun..
Siyasetin gücü el değiştiriyor bizim memlekette. Karşılıklı blöfler yapıldı ve artık ellerini açıyor gücün eski ve yeni sahipleri. 28 şubat ile başlayan Ak partiyi iktidara getiren süreç gücün el değiştirmesinden başka birşey değil. Şakşakçılığını muhafazakar kemalist elitin yaptığı askeri vesayet rejimi, yerini ak parti ümmetinin yetiştirdiği fırsatçı, muhafazakar liberallere bırakıyor. Aslında al birini vur ötekine. Olan yine öteki olana, en temel insanlık haklarını almak isteyen kürtlere, alevilere, vatanlarında huzurla yaşamak isteyen azınlıklara, kendini farklı hissedenlere, gerçek hak ve adaletin peşinde olan kalabalıklara olacak.. Çünkü bu noktalarda iki canavar ideoloji de çok güzel anlaşabiliyor.. İkisinin de beslendiği ırkçı ve muhafazakar bir taraf var çünkü. Siyasette bu ciddi değişim olurken, ekonomide ise rant'ı paylaşanlar değişiyor sadece. Zengin olanlara rantın kaymağını yiyen, giyimleri, bıyıkları, yaşamları farklı yeni zenginler ekleniyor.. Yoksul ise elbette aynı yoksul. sadece sayıları gün be gün çoğalmakta..
biz on yıllardır bu işlerle uğraşıyoruz işte facekardeş.. senin aracılığınla sürekli ıvır zıvır gönderip vatan kurtarma sevdasına kapılması da bu yüzdendir vatandaşımın... benim gibi çıkıntılar da çıkıyor işte arada.. neyse.. ne diyorlardı senin dilinde? kib..

No comments:

Post a Comment